Bebeğin poposundan kafasının en üstüne kadar olan

CRL (Baş-Popo Ölçümü, Crown-Rump Length ): Bebeğin poposundan kafasının en üstüne kadar olan uzunluk ölçülüri. Özellikle erken gebelik haftalarında (7-13 haftalar arasında) ölçülür ve bu haftalar arasında yapılan CRL ölçümü gebeliğin kaç haftalık olduğu konusunda çok iyi fikir verir. Gebeliğin ilerlediği aylarda bebeğin gelişiminin normal olup olmadığı bu eken haftalarda yapılan CRL öçlümüne göre karşılaştırılır, bu açıdan erken döneme yapılan bu ultrasonlar doğuma kadar dikkatle saklanmalıdır.

BPD (Biparietal Çap, Biparietal Diameter): Kafanın sağ ve sol tarafındaki parietal kemik denen kemikler arasındaki mesafe yani kafanın enlemesine büyüklüğü ölçülür. 13 haftadan sonraki ultrasonlarda kullanılır. 13 haftada yaklaşık 2.4 cm uzunlukta iken doğum zamanı 9.5 cm uzunluğa kadar ulaşır. Erken gebelik aylarında yapılan BPD ölçümleri de gebelik haftası hakkında ve ileriki güncellemeler hakkında önemli fikirler verebilir.

HC (Kafa Çevresi, Head Circumference): BPD gibi fetusun kafa büyüklüğü ve buna göre gebelik yaşı konusunda fikir verir. özellikle kafa şekli normal olmayan fetuslarda BPD yanıltıcı olabileceği için HC önemlidir.

FL (Femur uzunluğu, Femur length): Vücuttaki en uzun kemik olan uyluk kemiğinin boyunun ölçümüdür. 14. hafta civarında 1.5 cm uzunlukta iken doğuma yakın 7.5 cm civarına ulaşır. Aynen BPD gibi erken gebelik aylarında yapılan FL ölçümleri de hem gebelşk haftasını belirlemek açısdından hem de ileri de yapılacak güncellemeler açısından değerli bilgiler verebilir.

AC (Karın çevresi, Abdominal Circumference): Özellikle fetusun tahmini ağırlığını ölçme konusunda faydalıdır. Seri takiplerle fetusun büyümesi konusunda fikir verebilir fakat güncelleme yapmak için kullanılmaz.

Gebeliğin haftasına göre ultrasonda fetusla ilgili farklı

Gebeliğin haftasına göre ultrasonda fetusla ilgili farklı ölçümler yapılır (Obstetrik ultrasonografi). Bu ölçümler fetusun kaç haftalık olduğunu, tahmini ağırlığının kaç gram olduğunu, gelişiminin normal sınırlar içinde olup olmadığını, gelişme geriliği veya bir anomali olup olmadığını, amniyon suyunun normal miktarda olup olmadığını (ASİ ölçümü), plasentanın durumunu vb. anlamamıza yarar. Bebeğin amnion sıvısının ölçümü hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayrak ulaşabilirsiniz.

Gebelik oluştuktan ve rahim içerisine yerleştikten hemen sonra ultrasonla izlenemez. Ultrasonla izlenebilmesi için rahime yerleştikten sonra gebeliğin 1-2 hafta büyümesi gerekir. Gebelik büyüdükçe kandaki gebelik hormonu yani B-HCG giderek artar. Kanda B-HCG düzeyi yaklaşık 1500’e ulaştığında yani 4 buçuk – 5 haftalık gebelik olduğunda transvajinal ultrason ile gebelik kesesi görülebilir. B-HCG düzeyi 2000-3000 düzeylerine vardığında yani 6 haftalık gebelik olduğunda gebelik kesesi transabdominal (karından) ultrasonda da izlenebilir.

Gebelikte ultrasonla ölçülen değerler:

GS (Gebelik Kesesi, Gestasyonel Sac): En erken olarak transvajinal ultrasonda gebelik 4 bucuk -5 haftalık olduğunda görülebilir. Karından yapılan ultrasonda gebelik 6 haftalık olduğunda görülebilir. GS’ye göre gebeliğin kaç haftalık olduğunun belirlenmesi tavsiye edilmez bunun yerine CRL ölçümü daha kullanışlıdır. GC yani gebelik kesesi düzensizse yani yuvarlak izlenmiyorsa gebeliğin düşükle sonuçlanma riski artmıştır. Gebelik kesesi çok küçük ise içerisinde ebmriyo görülmez sadece kese şeklinde izlenir. Gebelik kesesi 1 cm boyuta ulaştığında içerisinde yolk kesesi izlenir, 1.5 cm boyuta ulaştığında içerisinde embriyo da izlenebilir.

YS (Yolk kesesi, Yolk sac): Plasenta gelişmeden önce anne ve bebek arasındaki madde değişimini sağlayan yolk kesesidir. Gebelik kesesi 1 cm boyuta ulaştığında içerisinde yolk kesesi görünür hale gelir. Gebelik kesesinin kenarında ufak bir kese şeklinde izlenir. Gebelik kesesi 1 cm’den fazla büyüklüğe varmasına rağmen yolk sak görünmüyorsa bu gebeliğin düşükle sonuçlanma riski artmıştır. Aynı şekilde yolk sac 6 mm’den fazla büyümüşse bu da yine gebeliğin düşükle sonlanacağını gösterir.

ülkemizde ortalama menopoza

Dünyada ortalama menopoz yaşı 51 olarak bildirilmekle beraber ülkemizde ortalama menopoza girme yaşı daha erken 46-48 yaş civarında bildirilmektedir. Ülkeler ve ırklar arasında genetik, çevresel, beslenme vb. faktörlere bağlı olarak menopozun başlama yaşı değişkenlik göstermektedir.

Menopoza girme yaşı genellikle 45-55 yaşlar arasında değişmektedir. Bundan yüz yıl önce şimdikine göre kadınlar ortalama 4-5 yaş daha erken menopoza girmekteydi. Ancak yüz yıl öncesine göre günümüzde genç kızlarda ilk adet görme yaşı (menarş) daha erken olmaya başlamıştır.

Menopozun başlama yaşını etkileyen faktörler:
– Gelişmiş ülkelerde kadınlar biraz daha ileri yaşlarda menopoza girmektedirler.
– Sosyoekonomik düzeyi düşük olan kadınların menopoza daha erken yaşlarda girdiklerini gösteren araştırmalar vardır.
– Eğitim düzeyi düşük ve çalışmayan kadınlarda menopozun daha erken başladığını gösteren araştırmalar vardır.
– Çocukluk döneminde ilk adetin başlama yaşı (menarş) ile menopozun başlama yaşı arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar net sonuç verememiştir. Bazı araştırmalarda erken yaşta adet görenlerin menopoza erken girdiği görülürken diğer bazı araştırmalarda tersi sonuç görülmüştür.
– Araştırmaların çoğu hiç çocuk sahibi olmayan (doğum yapmayan) kadınların çocuk sahibi olan kadınlara göre daha erken menopoza girdiğini göstermiştir.
– Zayıf kadınların kilolulara göre daha erken menopoza girdiği gözlenmektedir araştırmaların çoğunda. Benzer şekilde bazı araştırmalar uzun ve kilolu kadınların daha ileri yaşlarda menopoza girdiğini göstermektedir.
– Sigara kullananlarda menopozun 1-2 yıl daha erken başladığı bilinmektedir. Az sayıda araştırma alkol kullananlarda tersine menopoza daha geç yaşlarda girildiğini göstermiştir.
– Sık adet olanlarda adetleri seyrek olanlara göre menopozun daha erken başladığını gösteren bazı araştırmalar vardır.
– Bazı araştırmalar yüksek yerlerde yaşayanların daha erken menopoza girdiğini göstermektedir.
– Bir kadının menopoza girme yaşı annesi, teyzesi ve kız kardeşleri ile benzerlik gösterir genellikle çünkü menopozun başlamasını belirleyen en önemli faktörlerden birisi genetik faktörlerdir.
– İyi beslenemeyen kadınlarda menopoz daha erken yaşlarda başlamaktadır.
– Siyah ırka mensup kadınlar beyaz ırktakilere göre ortalama 2 yıl daha erken menopoza girmektedirler.

Kayseri ilinde 2005 yılında yapılan bir araştırmada ortalama menopoz yaşı 46 bulunmuştur. (46.3 ± 5.1 yıl ) Bu çalışmada sigara içen, adetleri düzensiz olan veya ailesinde erken menopoza giren kişiler olan kadınların daha erken menopoza girdikleri saptanmıştır. (İ.İ. Müderris ve ark.) (Türk Fertil. Der.2005; 13:158-164)

1900’lü ve 2000’li yıllara kadar insanların ortalama yaşam süresi şimdikine göre çok daha kısa olduğu için kadınlar menopoz döneminde çok az yaşamaktaydı, hatta birçok kadın menopoza girmeden önce hayatını kaybettiği için toplumda menopozdaki insan oranı (postmenopozal dönemdeki kadınlar) çok azdı. Ancak günümüzde ortalama insan ömrünün yetmişli yaşları geçmesi nedeniyle menopoz sonrası uzun yıllar yaşayan kadınlar yüksek orandadır ve buna bağlı olarak menopozun vücutta oluşturduğu belirtiler, hastalıklar yaygın olarak izlenmektedir.

40 yaşından önce menopoza girme durumuna erken menopoz denir. Bu konuda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.